Yukarı Çık

YENİ HAVUZ SİSTEMİ, DOLARIN YÜKSELİŞİ VE YAPILMASI GEREKENLER

11 Ağustos 2018 Cumartesi 13:19:46
4896 kez okundu.

Doları hızla artışı meselesine herkes kendi baktığı penceresine göre farklı yorumlar getiriyor. Ben burada çok da fark edilmeyen bir başka açıdan bakmak istiyorum.

Tek Hazine Sisteminin kapsamın genişletilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve bu kapsamda “Tek Hazine Kurumlar Hesabı Uygulamasına İlişkin Yönetmelik”  9 Ağustos Perşembe günü Resmi Gazetede yayınlandı. Buna göre hali hazırda sadece Genel Bütçe için uygulanan bütün tahsilatların ve ödemelerin merkez bankası üzerinden yönetilmesi uygulaması genişletilerek özel bütçeli idareler, sosyal güvenlik kurumları, diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşlar ile döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, KİT’ler kapsama alınarak devletin farklı bütçeler ve farklı banka hesapları ile atıl duran trilyonları tek hazine sistemi kapsamına alınacak.

Benim “Yeni Havuz Sistemi” adını verdiğim bu uygulama ile devletin unuttuğu, habersiz olduğu paralar kayıt altına alacak, bu paralar ve toplanan kaynaklar, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Merkez Bankası ve diğer kamu bankalarında nemalandırılacak. Elde edilen nema gelirleri bütçeye gelir kaydedilecek. Hiçbir kurum hazineden habersiz olarak harcama yapamayacak, bütün gelirler hazineye aktarılacak ve bütün ödemeler hazine üzerinden gerçekleştirilecek.

Uygulama henüz yürürlüğe girmeden doların hızlı yükselişi; bana Merhum Necmettin Erbakan’ın havuz sisteminden rahatsız olanlarca maruz bırakıldığı ve dönemin hükümetinin düşürülmesi ile sonuçlanan süreci hatırlattı.  Dolardaki bu hızlı artış, bu yeni sistemin ülke ekonomi açısından uygulamasının hızlı bir şekilde yürürlüğe konulmasının ne kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.

Bu kapsamda ülke için ekonomik darbe girişimi olarak gördüğümüz bu süreci salt siyasi bir durum olarak görmenin çok da faydalı olmayacağını idrak edebilmemiz gerekiyor. Bu konuda kayda değer adımlar atılmasının kırılgan ve zayıf ekonomik bir yapıdan kurtulabilmemiz için olmazsa olmaz öneme sahip olduğunu görebilmemiz gerekiyor.

Bu doğrultuda kısa vadede yapılması gerekenleri özetlemek gerekirse şöyle bir dizi önlemi sıralayabiliriz;

  • Devlet olarak en tepeden en aşağıya israfın her türünden uzaklaşmamız gerekiyor. Bürokrasinin toplumdan uzak, toplumu rahatsız eden harcamalarının kısıtlanması, vatandaştan istenilen fedakârlığın devlet tarafından ortaya konulması, tam da bu süreçte olması gereken topyekûn birlikteliğe uygun bir tavır olacaktır.
  • Devletin sosyal politikaları yeniden gözden geçirilerek; salt siyasi kaygılarla yapılan ve emeği çalışmayı ortadan kaldıran, tembelliği toplumda yaygınlaştıran anlayıştan kurtaracak düzenlemeler ortaya konulmalıdır.
  • Kamuda artık devasa rakamlara ulaşan temsil ağırlama harcamalarının, kamudaki araç saltanatının bir an önce ortadan kaldırılması, kamu için kara delik olan ve belli bir bürokratik oligarşik yapıdan başkasına faydası olmayan sosyal tesislerin hızlı bir şekilde yapılacak düzenlemelerle devletin sırtında kambur olmaktan çıkarılması gerekiyor.  
  • Kamu harcamalarında uzun yıllardır unutulan denetim mekanizmasının çok etkin bir şekilde yeniden tesis edilmesi devlet adına harcama yapmanın kim olursa olsun denetime uygun bir hale getirilmesi gerekiyor.
  • Muafiyet ve istisnaları ile artık yamalı bohçaya dönen Kamu İhale Kanununun yeniden düzenlenerek, her tür alımın sözde değil özde şeffaf bir alım sürecine dâhil edilmesi gerekiyor.
  • Cari açığı ortadan kaldırmaya yönelik olarak; gerçek bir üretim ekonomisine geçişin sağlanması için üreticilerin önündeki bürokratik engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Üretimden para kazanmanın paradan para kazanmaktan daha kolay olacağı bir yapı ancak bugün yaşadığımız kırılgan ekonomiyi sağlam bir hale getirecektir.

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.